Arkın Kaplan Haftasonu Belgrad Ormanı’na gidiyoruz dedi, aynı yere kamp yapıcaz, gelen varsa mum diksin. Karavan taze tabii her yeri kaşınıyor. Cumartesi öğleden sonra atladık koşa koşa gittik Belgrad Ormanı na. Ataşehirden 1 saat gibi bir sürede vardık. Bizim için ilkti. Malum Belgrad Ormanı, filmlerde hep tecavüz sahneleri ile öğrendiğimiz malum mekan, hala daha içimde bir çekince var ama adamlar sık sık gidip kalıyor arkadaş hem benim nereme tecavüz edecekler arkadaş 😀

 

Belgrad Ormanı na vardık bir de gördük ki ne görelim, bildiğin kooooskoca orman. İçerisi insan dolu, yürüyüş yapan, koşan, piknikleyen, tesislerde kahvaltı falan yapan, offroad cısından motocross cusuna herkez burda. Lan oğlum, bu şehirde doğdun büyüdün insan bir kere merak etmez mi ne işmiş bu Belgrad Ormanı diye, 36 sene olmuş lan.





Neyse map te işaretlenen yere küçük bir sapma ile ulaşıp grubun geri kalanını bekledik, kısa bir süre sonra geldiler, yerleştik falan gerisi normal işte bildiğiniz kamp hali.

Zeminde ateş yakmanın yasak olduğunu söyleyen tabelalar gördük bazı yerlerde, dinlemedik tabii, yaprakları temizleyip yaktık, gecenin ilerleyen saatlerinde bekçi geldi, ormancılar görürse ceza yazarlar dedi, biz de gittik ormancıların odunlardan çaldık 😀 ateş sabaha kadar yandı ama hep kontrol altında, gelen giden olmadı yine de yapmamak lazım ateş bu oyun olmaz.

Yemekler, çaylar, şarkılar türküler derken yaptık sabahı. Mütevazi bir kahvaltının ardından ayrıldık Belgrad Ormanından ama aklımız geride kalmadı desem yalan olur. Aralık başında t-shirt ile orman havası almak varmış kısmette. Yine gelelim hanım, buralar çok güzelmiş.